araplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
araplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2011 Pazartesi

Hürmüzgan yazılı ilk Kürt şiiri




Hurmizgan riman, Atiran kujan 
(Mabedlerimiz yıkıldı, ateşimiz söndü.) 
Zorkar ereb kirne xapâr, Ginay paleyi heta Sharezâr (Sharezur'a kadar fakir köyleri yıktı geçti zalim Araplar.) 
Jin u kenikan we dil beshina 
(Kızlar ve kadınlar köle oldu.)


Mêrd aza tli we ruy hwêna (Yiğitler kendi kanlarında boğuldu.) 
Reweshti Zerdeshtre manuwe bekes 
(Zerdüştlük takipçilerini kaybetti.) 
Bezeyika neka Hewrmez we hwichkes 
(Ahuramazda kimseye acımadı.)




1800'lü yılların başında Federe Kürdistan Bölgesi'nin Süleymaniye şehrine bağlı Hezarmerd köyünde deri üzerine yazılı olarak bulunan "Hürmüzgan" şiiri Kürt şiirinin ilk yazılı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.


İslam orduları tarafından Federe Kürdistan Bölgesi'deki Zerdüşt dini mensuplarına karşı gerçekleştirilen katliamın anlatıldığı "Hürmüzgan" adlı şiirin Hewreman lehçesiyle yazıldığı belirtiliyor.


Hürmüz kelimesi Kürtçe'de, Zerdüşt inancındaki iyiliği temsil eden güç olan Ahura Mazda'yı tanımlamak için kullanılıyor. Hürmüzgan'ın da Hürmüz'ün evi anlamında olan mabedleri anlatığı kaydedildi. Şiirde yer alan mısralarda kadim bir tarihe sahip olan Kürtlerin eski inançlarına ilişkin önemli veriler yer alıyor

23 Ekim 2010 Cumartesi

Lozan'da Kürtler



Lozan'da Kürtler

Lozan’da en fazla fırtına koparan konuların başında Kürtlerin azınlık olup olmadıkları tartışmaları vardı. Lozan’daki görüşmeler devam ederken aynı tartışmalar TBMM’de de yaşandı.
Lozan’da görüşmeler sırasında, Avrupalı devletler Kürtlerin “Azınlık” olduğunda ısrar edince, İsmet İnönü buna karşı çıkarak şöyle der: “Türkler ve Kürtler Türkiye Cumhuriyetinin ana unsurlarıdır. Kürtler bir azınlık değil, bir millettirler; Ankara Hükümeti hem Türklerin hem de Kürtlerin hükümetidir..”
Lozan’da hem Türk asıllı temsilciler hem de Lozan’a Kürtleri temsilen gittiği iddia edilen Diyarbekir milletvekili Zülfü Tiğrel ve ayrıca bizzat heyet başkanı İsmet İnönü, “azınlık” tanımını İslam hukukuna göre yaparak “Kürtlerin azınlık değil, asli unsur olduklarını savundular”
Azınlıklar, sosyal hayatlarda kendi iç hukuklarını uygulamakta, dini inançlarını yaşamakta ve kendi dilleri ile eğitim ve öğretim yapmakta, dillerini toplum hayatının her sahasında kullanmakta serbesttiler. Kürtler, Türkler, Arnavutlar, Çerkezler, Araplar ve diğer tüm Müslüman halklar ise aynı seviyede eşit ve aynı haklara sahiptirler. Türk, Kürt, Arap, Arnavut, Çerkez, Laz, Gürcü gibi Müslüman kavimlerin tamamı ana dille, eğitim dahil kimlikleri ile ilgili her türlü haklarını kullanmada eşittirler.

Tan, Altan, Kürt Sorunu, Timaş Yayınları, İstanbul, 2010. ss. 193-194


Kürt Tarihi ve Uygarlığı