26 Ekim 2010 Salı

Kürt Sanatçı Tara Jaff'la Söyleşi





















Farklı bir yorumla Tara Caf’ın tarzını koyduğu isyan dolu bir eser..Tara Caf’ın, Avaşin Yorulmaz ile yapmış olduğu söyleşiyi ekledik.  Kim olduğunu kendisinden dinleyelim.
 
Babam diplomattı. Görevi gereği birçok ülke tanıdı. Babam müziğe düşkündü. Özellikle klasik müzik hayranıydı. Annemle evlenince Rusya’ya gitti. 1950′de Moskova’da kaldı.
Sovyet Rusya’da hükümet sanata ve kültüre büyük önem verirdi. O dönem herkes konserlere gidebiliyordu. Babam Rus kültüründen çok etkilenmişti. Evimize hep klasik müzik çalınırdı. Bazen de bizi klasik müzik dinlemeye zorlardı.

Biraz kendinizi ve müziğe nasıl başladığınızı anlatır mısınız? 

Babam ablamın müzisyen olmasını istiyordu. Ablam 5 yaşında piyanoya başladı. Müzik konusunda Babam ablam üzerinde titrerdi. Ablam 15 yaşındayken Bağdat’ta çok güzel bir konser verdi.
11 Yaşımda müzik okuluna başladım. 1970′lerde müzik okuluna siyasi propaganda karıştı. Müzik siyasete kurban edildi. Müzik siyasal amaçlar için kötü kullanılmaya başlandı.
1972 yılında Babam siyasi suçtan hapse atıldı. Bu olay bizi oldukça etkiledi. Ablam piyanoyu bıraktı. Ben de kendime gitar aldım. Kendi kendime gitar çalmayı öğrendim. Şarkı söyledim. Klasik müzikten gittikçe uzaklaştım. Pop ve Rock daha fazla ilgimi çekiyordu.
18 Yaşındayken (1976′da) İngiltere’ye gittim. Üniversiteye başladım. Ders çalışırken arada müzikte yapıyordum. Mandolin çalmasını öğrendim.
1986′da evlendim. Müziği eski yoğunlukta yapamıyordum artık. Arada bir müzik yapıyordum. Çocuğum oldu. Evlilik, çocukla uğraşayım derken, müzikten uzaklaştım. Müziği bıraktım. 1993′te eşimden ayrıldım. Okula devam ettim. Psikoloji bölümü okudum. Bu esnada tekrar müziğe başladım. Harpı keşfettim. Harpı keşfedince bütün müzik aletlerini bıraktım. Çünkü kendimi harpta bulmuştum.

Harp’ı bir Yunan çalgısı olarak biliyorduk. Harpın Kürt müziğindeki yeri nedir?

18. yy.da Kürt Sufi şiirlerinde Harptan söz ediliyor. Kürtçe Harpa ‘Çeng’ deniliyor. Çeng çok eski bir enstrümandır. 5 bin yıllık bir geçmişi var. İlk olarak Sümerler kullanmış. İran (Aryen) bölgesinde yaygınmış.
Söylediğim Hawrami şarkılar da çok eski. Eski bir enstrüman olan çengi ile eski Hawrami şarkıları birleştirdim. Ve ortaya çok güzel bir uyum çıktı.

Harp ya da Çengin, Kürt müziğinde pek kullanıldığını görmedim. Müziğinizde şimdiye kadar dinlediğimiz alışıla gelmiş Kürt müziğinden farklıdır. Yanılıyor muyum?
 
Doğru söylüyorsunuz.
İlk çeng konserimi 1994′te verdim. İnsanlara çok tuhaf geldi. Kürt müziği için yeni bir şeydi. Kürt müziği ya müthiş coşkundur, ya da müthiş hüzünlü. Ben ise rahatlayıcı bir müzik yapmak istedim.
İnsanlar beni dinlerken, başka bir dünya ya gitsin, mevcut bulunduğu durumdan uzaklaşsın… Çünkü yaşam acılarla dolu. Hayat sert. Stres çok. Ben strese girince çengin arkasına geçiyorum. 10 dakika çalıyorum ve rahatlıyorum.

Kürtlerin aşina olduğu bir müzik kulağı var. Müziğiniz kulak alışkanlığı anlamında Kürtlere yabancı kalmıyor mu?
 
Harpı ilk Kürt müziğinde ben kullandım. Yavaş yavaş alıştırmak istiyorum.

İnsan müziğinizi dinlerken tanrısal bir atmosferde kendisini hissediyor. Bu tanrısallık nereden geliyor?

Söylediğim şarkılar çok eski ve otantik. Çeng de eski bir enstrümandır. Müziğimde doğal bir ses vardı. Tanrısallık buradan geliyor.

Müzik ile felsefe arasında bir bağ kuruyor musunuz?

Ben daha çok ruha inanıyorum. İçimizde, insan özünde çok temiz ve saf bir yer vardır. Dünya karmaşası içinde ruhumuz bazen yoruluyor. Çünkü akıl, ruha istemediği şeyler yapıyor. Yorulan ruh müzik, şiir ve resimle dinleniyor. Diğer sanatlar ruha geç ulaşabilir. Ama müzik kulaktan hemen ruha giriyor. İnsanın bir gerçek bir de sahte ruhu vardır. Sahte ruh (ya da öz) çevrenin baskısıyla oluşturulmuştur. Aslında öyle bir şey yoktur. İnsan kendini anlatıyor. Çevrenin oluşturmasını istediği ruhun kendinden olduğuna inanıyor. Gerçek ruh ise, derine iniyor. Müzik derine inen bu ruha ulaşıyor. Beyin sahtedir. Ama ruh güzeldir. Söz beyni, müzik ruhu işleti yor.
Müzik sözle değil, sesle yapılıyor. Bir şarkının sözlerini anlamasan da müziğini, yani sesi hissedebilirsin. Söz sonradan yaratıldı. Ama ses hep vardı. Hatta söz sesin bir taklididir…?
Çok doğru. Müzik sestir. Ama kendiliğinden bir ses değildir. Var olan sesleri ölçülere göre bir araya getirmektir. Zaten sanat, insan ve yeryüzü doğasındaki sesleri bir araya getirebilme becerisini gösterebilmektir.
Aşk’ta ruhtan gelir, müzikle aşk arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
Ruhen âşık olmak çok öneldir. Sufilerin Allah aşkı ile normal dindarların Allah aşkı arasında çok büyük bir fark vardır. Sufilerin Allah aşkı daha derindedir. Ve daha fazla hissediyorlar. Sufiler Allah aşkını hissederek ibadet ediyorlar. Diğer dindarlar akılla ve mantıkla ibadet ediyorlar.
İnsan aşkı da öyledir. İnsan âşık olunca ruha yaklaşıyor. Herkesin ruhu temizdir. Ama akıl ve toplumsal eğitimle oluşmuş karakter (kişilik) ruhu kirletiyor. İnsan âşık olunca ruhu ve karakteri birleşiyor. Dünya ya, insanlara, olaylara bakışı değişiyor. Aşkta akıl ve çevrenin oluşturduğu karakter kapanıyor. Yep yeni bir durum ortaya çıkıyor. Mesela iki kişi âşık olduğunda her şeyde bir birlerini hissederler. Müzik dinleyince, kitap okuyunca, çalışınca… Her şeyde onu hissedersin. Müzikte böyledir.

Müziğiniz ile yaşam arasındaki bağ…?

Annem ve Babam kanser hastasıydılar. Hastaneye yatırıldılar. Sabah akşam onların yayındaydım. 24 Saat onlara hizmet ediyordum. Çok yoruluyordum. Oğlumla uğraşıyordum. Kendi me vakit bulduğumda gelip bir saat çeng (harp) çalıyordum. Müzik beni yaşadığım acıdan, sıkıntıdan uzaklaştırırdı. Bana kuvvet verirdi. Annem öldükten 3 ay sonra Babam da öldü. Müziğe daha fazla yöneldim. Artık hayatımın müziği başladı. Kürt şarkılarına araştırdım. Müzikle şuurumu rahatlatmak istiyorum, ün peşinde değilim.

Albümünüz ne zaman çıkıyor? 

Tara -Mayıs ayında çıkıyor. Uzun bir süredir çalışmalarını yapıyorduk. Zevkle yaptım bu albümü.

Albümünüzde kaç şarkı var? Eski çalışmalarınızda olduğu gibi şarkılarınızın tümü eski halk şarkılarından mı oluşuyor?

Tara – yeni müzik albümüm sekiz şarkıdan oluşuyor. Yedi şarkı eski Hewreman halk şarkısıdır. Bu şarkıları yeniden yorumlamışım. Tabi ki yorumlarken orjinini bozmamaya çalıştım. Bir şarkı da Sorancadır. Soranca şarkının söz ve müziğini ben yaptım.