19 Ekim 2010 Salı

Kürt Müziği / Christian Poche

 

Kürt Müziği / Christian Poche


Kürt Müziği de Pers müziği ile aynı köklere sahiptir, ancak en büyük özelliği, Hint müziğinde olduğu gibi Oktav’ın  Araştırılmasıdır.(exploration of the oktave.) Bunun temel yapısı ise,Unsurlarının doğaçlama yolu ile her zaman ritmik bir ezgi ile Sonuçlanacak
şekilde süslenmiş ve düzenlenmiş olmasından Kaynaklanmaktadır. Müziksel yapı
olarak ise doğaçlama başlangıçta ölçülü Sonuç kısmıyla dengelenmiştir. Kürt
müziği ne salt eğitimli müzik, ne De salt halk müziğidir, her ikisi birdendir.

Pers müziği gibi, KürtMüziği de coşkulu, duygulu bir müziktir ve kederli
(melankolik) bir Havası vardır. Birbirlerine çok yakın olmalarına rağmen bu iki
şarkı Tarzı çok farklıdır ve dinlendiğinde pek karıştırılmaz. Pers müziği
dahaRafine iken Kürt müziği daha içgüdüsel ve doğaldir.Ilk bakışta müzisyenlerin sanatlarını icra etme şekli Batılı bir insana ters gelebilir, çünkü ses (sound) olgusunu tanımlamak
İçin kaçınılmaz olan bir terminoloji yoktur. Müzik yapma sanatına İlişkin kesin
terimler bulunmamaktadır; kurallar, şekiller, müzik Gamları, tüm bunlar Kürt
dilinde somut olguları ile ilşkilidir. Temel Anlatımlar günlük yaşamdan alınmış
ve genelleştirilmiş terimler ile İfade edilmektedir.Kürtçe’de "müzik"
sözcüğü "Saz" terimi ile İfade edilmektedir. "Saz", Fars kökenli bir sözcüktür.

Hem müziği veMüzik aletini hem de belirli bir müzik aleti anlamını
taşımaktadır. Aynı Şekilde kullanılan diğer bir terim de tambur’dur. Bu terim
de, hem Genel olarak müziği hem de belirli yaylı sazlari
tanımlamatadır.Tamburun kökeni, uzun süreden beri, farklı düşüncelere konu
olmuştur; Uzun boyunlu "Lavta"nın kökeni 9. yy. Polonya'sında , Arap yazarların,
Sanskredçede araştırılıp ortaya koymalarına dayanılarak inanıldığı gibi
Hindistan'a mı dayanmaktadır ve "ses"i veren enstrüman anlamına mı Gelmektedir;
yoksa bazı uzman kişilerin ileri sürdüğü gibi Sümerler'denMi gelmektedir?
Yoksa, Sarmatyalı, yani Kafkasya medeniyetinin bir Mirası mıdır?Kürt müzisyenleri müzikten söz
ederken, hiç bir Zaman alışkın olduğumuz tarzda şekilsel ya da ifadesel
bağlantılara Değinmezler. Doğaçlama fikrini açıklarken, Kürt müzisyeni,
birEnstrümanı "çalışmak" (working) anlamında "çalışma" terimini
kullanır.Büyük bir yetenekle donatılmış bir müzisyen, ne yapması gerektiğini
Bilen birisi olarak nitelendirilmektedir; bunu yerine getirirken ortayaçıkan
güçlükler ise aşılması gereken bir dağ olarak yorumlanmaktadır.
Müzik şekillerinin oluşturulması, Rymond Ruyder’in 'Lagenese des Jormes Vivandes' adli
kitabında öne sürülen tezlerin biri gibi yaranın İyileştirilmesi olarak
sunulabilir. Belki bir makam şeklini belirtmek İçin –ki buna Kürtler maqamê
demektedir, çoğu zaman kadın ismi, din İsimleri ya da aşiret isimleri
kullanılmaktadır. Örneğin bir Kürt dansi Olan 'Dersem' adını Anadolu'da bulunan
bir bölgeden almaktadır, başka Tanınmış bir dans olan "Şeyxhane" ise Kuzey
Irak’ta Cebel SincarBölgesinden adını almaktadır. Eğer bir makama bir genç
kız adı verilmiş İse, örneğin "Makamê Meryemê", genç kız Meryem’in hatırasının
belli bir Ezgisel motife ilham kaynağı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre,
KürtMüziğinde, Hint ve Arap müziğinde olduğu gibi, sonsuz sayıda makamın
Kullanıldığı anlaşılabilir. Ancak bu böyle değil.Gerçekten De, Kürtlerin
müzik sanatı sadece tek bir makama dayanmaktadır. Bu ise,tek bir gamı koruyarak
geleneğini geliştiren kültürün ne denli güçlü Olduğunu göstermektedir. Bu gam
şekline komşu halklar “Kord” ya da “Kurd” demektedir (özelliği ise minor
sekond’u, major sekond’un İzlemesi) ve Ispanya’daki Flamenco müzisyenlerinin
uyguladıkları "Dorik" Makam düzeninden başka bir şey değildir. Ancak Kürtler
kullandıkları buGamın bilincindeler mi?Müziğin kendisi açısından
Kuşkusuz bilincindeler, çünkü müzisyen gam için öngörülen ve tamburanın Ondört
akordunca belirlenen kademelerden saparsa, kendi geleneklerindenAyrıldıkları
hemen anlaşılır. Ancak, Kürtler bu gamı hiç bir zaman “Kord” diye
adlandırmamışlardır. Tam tersine onlar bunu bir halkın ruhu İle
ilişkilendirmişlerdir. Bir Kürd’ün “Kord” makamında doğaçlamaYaptığını
söylemek, bir Perslinin “Şur”u geliştirdiğini, ya da bir Hintlinin “Bhairavi”yi
meydana getirdiğini söylemek kadar saçmadır. DahaTitiz olup; Abdal makami ya
da “Meryem makamı” demek daha doğru olur, çünkü Kord gamını sergileyen Abdal ya
da Meryem şarkılarının yapısıdır.

YAzan :Christian Poche
Ingilizceden çeviren: Huri TuşıkÖzkurt
Kaynak: UNESCO Koleksiyonu